Yükleniyor...
Sekans Lab

Lütfen Bekleyiniz

menu

Sığırlarda Paraziter Gastroenterit (OSTERTAGIOSIS)

AnasayfaBlogSığırlarda Paraziter Gastroenterit (OSTERTAGIOSIS)
AnasayfaBlogSığırlarda Paraziter Gastroenterit (OSTERTAGIOSIS)

Sığırlarda Paraziter Gastroenterit (OSTERTAGIOSIS)

Kategori: Bağırsak parazitleri

Yazar: murat çakmak

Tarih: 28.06.2016

Paraziter gastroenterit (PGE; bağırsak kurtları), genellikle ilk yaz aylarında kontamine meralarda otlatılan sığırları özellikle de aynı merada otlatılan genç buzağıları etkiler. Tipik olarak bu alanlar genellikle ya çok küçüktür, ya da çiftliklerden uzaktır ve süt sığırcılığı için uygun değildir. Bu meralarda, önceki sezonlarda genç buzağılar otlatıldığı için enfeksiyon yerleşmiştir.

 

          

                        Parazitik gastroenterit etkisi görülen süt düvesi   

 

OSTERTAGIOSIS

Hastalık abomasum’da Ostertagia ostertagi larvalarının (Ostertagiasis) olgunlaşmasından kaynaklanır. Akciğer kurdu ve karaciğer kurdunun neden olduğu hastalıktan farklı olarak, PGE, genellikle yetişkin sığırlarda  klinik hastalığa neden olmaz.

O. ostertagi iki form, tip I ve tip II olarak ayrılmaktadır.

Tip I

Ostertagiasis tip I genellikle yaz sonu / sonbahar başlarında,çok sayıda enfektif larvanın yutulması ve larvaların kısa zamanda olgunlaşması ile genç buzağı ve danalarda görülür. Kuru ilk yaz aylarını takiben, yağışlı sonbahar aylarında hastalığın etkisi şiddetlenir. Etkilenen hayvanlarda, birkaç gün içinde ani ve bol yeşil renkli ishal ile iştah kaybı şekillenir.  Vücut kondisyonunda belirgin kayıplar sonucu ekonomik zararlar meydana gelir (Vücut ağırlığının % 10’u; büyümekte olan sığırlarda 30-40 kg ya kadar). Kaybın telafisi 3 ay gibi uzun bir iyileşme süreci gerektirir. Ostertagiosisin yol açtığı ani ölüm nadir görülür.

 

            

                          Ostertagiosis Tip I: Yeşil renkli ishal

 

Tip 2

Sonbahar boyunca yutulan enfektif larvalar hemen olgunlaşmaz ve gecikmeli bir gelişme dönemine girer. Kış aylarında hastalık ortaya çıkar. Tip II hastalıkta tedaviye yanıt kötüdür. Hastalığın bu formu, sonbahar sonu ve erken kış başında rutin anthelmintic tedavi ile önlenir.

Başlıca belirliyiciler,

  • Enfektif larvaların mide duvarı içinde gecikmiş bir gelişme dönemine geçmesi.
  • Geç kış aylarında ortaya çıkması.
  • Aşırı ve tedaviye cevap vermeyen ishal.

 

           

                        Ostertagiosis Tip 2 İshal

 

Tanı

Teşhis otlama düzenine ve yapılan antihelmintik tedavinin tarihçesine dayanır.  Fekal yumurta sayısı tip I de genellikle yüksek ama tip II hastalığında düşük olabilir. Kan testleri abomasum çevresinde önemli paraziter hasar olup olmadığını belirlemek için kullanılabilir. Ayrıca süt numunesinden tanı koyabilen ELISA kitleri mevcuttur.  Sığırlarda nematodların yoğunluğu ve etkileri ağırlıklı olarak subklinik olarak seyretmektedir fakat süt veriminin düşmesine de neden olabilir. Antihelmintik tedavi ve buna bağlı olarak süt verimini artırmak amacıyla gastrointestinal nematodların yoğunluğunu ve oluşan antikorların seviyesini ölçmek süt sığırcılığında çok önemlidir.

Laboratuvarımızda süt örnekleri ve tank sütü örneklerinde O. Ostertagi’ye karşı oluşan antikorların tespiti için Enzyme Linked Immunosorbant Assay (ELISA) yöntemi kullanılmaktadır. ELISA yöntemi uygulanan süt örneklerinde günlük süt verimini etkileyen miktar Kg olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla süt sığırcılığı işletmelerinde O. Ostertagi’ye karşı oluşan antikor tarama testi gerek antihelmintik konrolünde gerekse süt verimini artırmak amacıyla gereklidir.       

 

Tedavi

Acil antelmintik tedavi hastalığın her iki tip için gereklidir. Tip I hastalık, tüm anthelmintiklere duyarlıyken, Grup 3 (avermektin / milbemisin grubu) tip II hastalık için kullanılmalıdır.

 

28 Haziran 2016

Benzer Yazılar

 

 

Yorumlar

 

Bu yazıya henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan sen olabilirsin.

 

 

Yorum Ekle


Bu habere yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir